Yaşasın 8 Mart!
Yaşasın Dünya Emekçi Kadınların Uluslararası Birlik, Dayanışma ve Mücadele Günü!
8 Mart, dünya genelinde kadınların eşit işe eşit ücret, insanca çalışma koşulları, güvenceli istihdam ve şiddetsiz bir yaşam taleplerini yükselttiği; dayanışmayı ve ortak mücadeleyi büyüttüğü tarihsel bir gündür.
Kadınları toplumsal hayattan ve çalışma yaşamından dışlamaya, eve hapsetmeye çalışan çağdışı anlayışlara karşı; emeğin, eşitliğin ve özgürlüğün sesi bugün daha güçlü çıkmaktadır. Kadınlar hâlâ işyerinde ayrımcılığa, evde ve sokakta şiddete, kamusal alanda temsilde eşitsizliğe maruz bırakılmakta; failler çoğu zaman cezasızlıkla ödüllendirilmektedir.
Biliyoruz ki güzel yarınlar; ancak kadınların özgür, bağımsız ve eşit bireyler olarak yaşamın her alanında var olduğu bir toplumda mümkündür. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, “Kadınlarımız ilim ve fen sahibi olacaklar ve erkeklerin geçtikleri bütün öğretim basamaklarından geçeceklerdir. Kadınlar toplum yaşamında erkeklerle birlikte yürüyerek birbirinin yardımcısı ve destekçisi olacaklardır” diyerek Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte önceliği medeni haklara, eğitimde eşitliğe, kadınların eşit yurttaşlar olarak toplumsal yaşama katılacağı düzenlemelere vermiştir.
Kadın emeğinin görünmez kılınmasına, güvencesiz ve esnek çalışmaya mahkûm edilmesine, bakım yükünün yalnızca kadınların omzuna bırakılmasına karşı çıkıyoruz. Laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devletinde kadın hakları da emek hakları da birbirinden ayrı düşünülemez. Kadına yönelik şiddetin önlenmesi, çalışma yaşamında eşitliğin sağlanması ve karar mekanizmalarında kadın temsilinin artırılması için kararlı bir mücadele şarttır.
Kadın-erkek omuz omuza; eşitlik, özgürlük ve adalet mücadelesini büyütmeye devam edeceğiz. Ayrımcılığın, şiddetin ve sömürünün olmadığı; emeğin değer gördüğü, kadınların korkusuzca yaşayabildiği bir ülke mümkündür. Özgür, eşit ve barış dolu yarınlar için yaşasın 8 Mart, yaşasın kadınların uluslararası birlik, dayanışma ve mücadele günü!













