KİMSEDEN ŞEFAAT BEKLEMİYORUZ, MEZARIMIZDAN TAŞ ÇALMAYIN YETER.
23 Haziran 2019 yerel seçimleri sonrası İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde sendika seçme hakkına saygı duyan bir yönetim anlayışının hakim olmasıyla, yıllardır devam eden işveren esaretinden kurtulan belediye emekçileri özgürce sendika seçme hakkını kullanarak yüzde 75-80 gibi ezici bir çoğunlukla, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İSTON ve İSBAK’ta Belediye-İş’i tercih ettiler.
Sendikamızın yaptığı yetki tespitini 324 gün bekletip hukuksuzca reddeden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Hizmet-İş’in kanuna açıkça aykırı yetki tespit başvurusunu ise kabul etti.
Üç yıldır süren zulmün, vicdansızlığın, hukuksuzluğun ilk adımını İBB, İSTON A.Ş, İSBAK A.Ş, İSFALT A.Ş, İSPARK A.Ş, KÜLTÜR A.Ş ve İETT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ için BİRLİKTE yetki tespiti talebiyle Hizmet-İş atarken, bu hukuksuzluğu onaylayan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Hizmet-İş’in hukuksuz yetki tespiti başvurusuna verdiği onayla, itibarını, bağımsızlığını kaybettiğinin de onayını verdi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın kanuna aykırı tespitinin zararını ise, üç yıl Anayasal toplu sözleşme hakkını kullanamayan, üç yıl boyunca sofrasından ekmeği çalınan 15 binden fazla belediye işçisi ve ailesi ödedi.
Emekçilerin sofrasından çalınan her dilim ekmek, bu kötülüğü yapanlara, zehir zıkkım olsun.
Gözünü hırs bürüyen Hizmet-İş, emeği ve alınterini bir tarafa bırakarak, tüccar bir zihniyetle hukuka aykırı karar çıkartmak için kapalı kapılar ardında her türlü oyunu oynadı.
Hizmet-İş ve işbirlikçileri yerel seçimlerde İstanbul halkının demokratik kararının intikamını, İstanbul Büyükşehir, İSTON, A.Ş., İSBAK A.Ş., İSFALT A.Ş., İSPARK A.Ş., KÜLTÜR A.Ş. ve İETT Genel Müdürlüğü’nde çalışan 15 binden fazla belediye emekçisinden çıkarttı.
15 bini aşkın belediye emekçisi, demokratik olgunluğa sahip olmayan, gözünü hırs bürüyen Hizmet-İş ve tetikçileri tarafından, bu hayat pahalılığında tam üç yıldır toplu sözleşmesiz bırakılarak, insafsızca, hukuksuzca, ahlaksızca cezalandırıldılar, mağdur oldular.
Oysa Belediye-İş, hukuka olan inançla, sürecin her aşamasında her bir tüzel kişilik için ayrı ayrı toplu iş sözleşmesi yapılmasının, sendikalar ve toplu iş sözleşmesi kanununun emredici ve kamu düzenine ilişkin 34.maddesi gereği olduğunu, aksini iddia edenin kanun koyucunun açık iradesini hiçe saydığı, defalarca ve ısrarla dile getirdi.
Çünkü, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı daha önceki toplu sözleşme süreçlerinde, Hizmet-İş’in, her bağlı ortaklık ve şirket için ayrı ayrı yetki tespit talebini kabul ederek ayrı ayrı yetki tespiti vermiş, Hizmet-İş de ayrı ayrı toplu Sözleşme imzalamıştı.
Çünkü, son toplu sözleşme döneminde, İBB’nin diğer şirketleri, BİMTAŞ, İSTAÇ, Boğaziçi Yönetim A.Ş., İSYÖN, ve İSPER A.Ş. için ayrı ayrı yetki tespiti isteyip, toplu iş sözleşmelerini ayrı ayrı imzalamıştı.
Dava konusu olan yetki tespitinde ise aynı Bakanlık, bu kez sırf Hizmet-İş’i elinden tutup ayağa kaldırmak için, kanun ve yargı kararlarına aykırı olarak, İBB, İSTON A.Ş, İSBAK A.Ş, İSFALT A.Ş, İSPARK A.Ş, KÜLTÜR A.Ş ve İETT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ için BİRLİKTE yetki tespiti isteyen Hizmet-İş’e onay verdi.
Sonuçta, Yargıtay; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın Hizmet-İş’e verdiği yetki tespitine yapılan itirazı reddeden ilk derece mahkemesi kararını, kararın hukuk dışılığı karşısında yapılan itirazı reddeden istinaf kararlarının hatalı olduğuna karar vererek, 15 binden fazla işçinin ekmeğini çalanların yaptığı bu organize kötülüğe, BÜYÜK HAKSIZLIĞA, HUKUKSUZLUĞA DUR DEDİ.
Belediye-İş, hak gaspıyla, zulümle halkın ve emekçilerin vicdanında çoktan mahkûm olanların yaptıkları hukuksuzlukların, ahlaksızlıkların ve emek düşmanlıklarının her alanda üzerine gitmekte kararlıdır. Saygılarımızla

0
Erişilen Kişiler
11
Etkileşim
-2,9x Daha Düşük
Dağıtım Puanı
Gönderiyi Öne Çıkar
26












