Genel Kurula delegelerimizin ve üyelerimizin yanı sıra Türk-İş İl Temsilcisi Aysel Yaman Kocabaş, Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Devrim Dural, Cumhuriyet Halk Partisi Merkez İlçe Başkanı Nazmi Özden, Genel Maden-İş Genel Merkez Yöneticisi Cengiz Saraç, Sağlık-İş Sendikası Şube Başkanı Hakan Uzun ile sendikamız önceki dönem Genel Merkez yöneticilerinden Nihat Ayçiçek, önceki dönem Zonguldak Şube Başkanları Cavit Zülfikar ve Tahsin Atayan da katıldılar.
Genel kurulun Divan Başkanlığını sendikamız Ankara Şube Başkanı Murat Yurdakul yaparken, Divan Katip Üyeliklerini Bolu Şube Başkanı Çağdaş Özkan, Karabük Şube Başkanı Tarık Düzyer ve Kocaeli Şube Başkanı Ertuğrul Çınar üstlendiler.
Genel Kurulda bir konuşma yapan Genel Başkanımız; konuklarımıza ve katılımcılara teşekkür ederek sözlerine başladı: “Sayın Belediye Başkanı, Sayın İl Başkanı, Sayın Merkez İlçe Başkanı, siyasi partilerin sayın temsilcileri sağ olsunlar kongremize geldiler, bizleri onurlandırdılar. Gelmeyen yerlerde de inşallah bunlar örnek alınır. Siyasi parti temsilcileri ve belediyelerin yöneticileri; işçilerin, emekçilerin bulunduğu toplantılara, kongrelere, panellere katılırlar.” dedi.
Ülkemizde, aşılması gereken çok büyük sorunlar olduğuna değinen Genel Başkanımız şunları söyledi: “Bu sorunlar eğer aşılacaksa, gelecek nesillere, çocuklarımıza, torunlarımıza bu ülkeyi bırakacaksak, bunu hep birlikte çözeceğiz. Yoksa tek başına olmaz. Ya birbirimizi iyi dinleyeceğiz, çocuklarımıza, torunlarımıza, ülkemize ve geleceğimize sahip çıkıp aydınlık günlere kavuşacağız ya da bu ülke karanlığa sürüklenecek. Bakın, bundan kurtulmak aslında çok zor değil. Bu bizim elimizde. Ellerimizi sıkıca kenetlersek kurtuluruz, çocuklarımızın geleceğini de kurtarırız.”
Genel Başkanımız Nihat Yurdakul sözlerini şöyle sürdürdü: “Demokratik sistem nedir? Parlamenter sistemdir. Ülkenin denetlenmesidir. Daha iyisi bulunana kadar da bu sistem geçerlidir. Peki ülke bugün böyle mi yönetiliyor? Hayır. “Parlamenter sistem iyi değil” denildi ve 2017-2018’de bu sisteme geçildi. Ne dediler bize? “Dolar düşecek” dediler. O zaman dolar 1,40-1,50 liraydı. Bugün 42,5 lira. “Enflasyon düşecek, işsizlik azalacak, parlamentonun değeri artacak” dediler. Hiçbiri olmadı. Ülke nereye geldi arkadaşlar? Eğitim yok, çağdaş eğitim yok. Teknoloji yok, yatırım yok, üretim yok, halkla paylaşım yok. Peki biz ne yapacağız? Nasıl ayakta duracağız? Ailemizi namerde muhtaç etmeyeceğiz. Bu ülke betonla, faizle yönetiliyor. Seksen altı milyon çalışıyor, bir avuç rantçı kazanıyor. Peki bunun sonu ne olacak? Çocuklarımıza, torunlarımıza ne bırakacağız? Bu işi kurtaracak olan siyasetçiler değildir. Bunu bilerek söylüyorum. Bu işi çözecek iki yapı vardır: İşçi sınıfı ve üniversiteler. Üniversiteler işçi sınıfıyla buluşmadığı sürece bu sorunlar çözülmez.”
Sendikaların özgür ve bağımsız olması gerektiğini söyleyen Genel Başkanımız şunları ifade etti: “Sendikalar özgür ve bağımsız olmalıdır. Hiçbir siyasi yapının emrinde olmamalıdır. Kim doğru yapıyorsa alkışlanmalı, kim yanlış yapıyorsa eleştirilmelidir. Diz çökmemeli, eğilmemelidir. Biz siyasetçi değiliz, sendikacıyız. Politika yaparız ama siyaset yapmayız. Politika; kırmadan, dökmeden hedefe ulaşma sanatıdır. Bizim hedefimiz çalışmak, üretmek, ailemizi namerde muhtaç etmemektir.”
Genel Başkanımız, konuşmasında asgari ücret tartışmalarına da değindi: “Almanya’yı örnek gösteriyorlar. Almanya’da asgari ücret 2.200 euro. Bizde asgari ücreti ne işçi ne işveren belirliyor; hükümet belirliyor. Hükümet çıksa da ‘45 bin lira asgari ücret’ dese ne olur? Bize diyorlar ki ‘asgari ücret artarsa işçi huzursuz olur.’ Bu akılla bu ülke yönetiliyor.”
Genel Başkanımız, “Ben siyasetçi değilim, emekçiyim, işçiyim, sendikacıyım. Bu ülkede hukuk olsun, demokrasi olsun, adalet olsun istiyorum. Çocuklarıma böyle bir ülke bırakmak istiyorum. Üniversiteler, işçi sınıfı birlikte ayağa kalkmadıkça bu haksızlıklar bitmez. Bu ülkeyi kurtarmak için herkesin ortak bir anlayışta birleşmesi şarttır. Bu pusula Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetin, laikliğin, hukukun pusulasıdır. Ya bu yolu seçeceğiz, çocuklarımızı aydınlığa çıkaracağız ya da karanlığa sürükleneceğiz. Tercih sizindir diyerek sözlerini tamamladı.
Genel Başkanımız, sendikamızda uzun yıllar mücadele veren ve Zonguldak’ta birlikteliği öteden beri devam ettiren sendikamız yöneticilerini sahneye davet ederek, emekleri için örgütümüz adına teşekkürlerini sundu.
Genel Kurulda konuşma yapan Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem ise; “Annenize, babanıza sorun; en son ne zaman tiyatroya gittiler, konsere gittiler, sinemaya gittiler ya da tatile çıktılar?” diyerek sosyal hayattaki yoksunluğa dikkat çekti. Toplumun hak ettiği yaşam standartlarını sorgulamadığını belirten Erdem, insanların neden bu koşulları kabullendiğini sorguladı. Ülke kaynaklarının nasıl kullanıldığının ortada olduğunu ifade eden Erdem, medya ve gündelik programlarla toplumun bilinçli şekilde uyuşturulduğunu savundu. Erdem, genel kurulun hayırlı uğurlu olmasını dileyerek sözlerini noktaladı.
Genel Kurulda söz alan Cumhuriyet Halk Partisi Zonguldak İl Başkanı Sayın Devrim Dural: “İşçi sınıfı, emekçi sınıfı ve sendikal mücadele veren herkes bizim yol arkadaşımızdır” diyerek genel kurulun güzellikler getirmesini temenni etti.
Delegelerimiz de genel kurulda kürsüye gelerek; görüş, öneri ve taleplerini katılımcılarla paylaştılar.
Konuşmaların ardından genel kurul gündeminde yer alan diğer maddelere ve son olarak da kurulların seçimine geçildi. Yapılan seçimler sonucu kurullara seçilenlere başarılar dileriz.