Genel Başkanımız Nihat Yurdakul:
“Bu ülkeyi içinde bulunduğu karanlıktan ancak işçi sınıfı ve üniversiteler çıkarabilir”
“İşçi sınıfı Türk-İş çatısı altında birleşmeli ve birlikte hareket etmelidir. Türk-İş’in yüzü işçiye dönük olmalı”
Genel Başkanımız Nihat Yurdakul başkanlığındaki Sendikamız Başkanlar Kurulu Toplantısı, Ankara’da Başkanlar Kurulu Toplantı Salonunda, Sendikamız Genel Yönetim, Denetim ve Disiplin Kurulu üyeleri, Türkiye’nin her bölgesini ve ilini temsil eden şube başkanları ve Genel Merkez personelinin katılımıyla yapıldı.
Genel Başkanımız, geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden Sendikamız Isparta Şube Başkanı Camal Kurt’un yakınlarına, sendikamız camiasına başsağlığı dileyerek konuşmasına başladı.
Dünyada bugün gücü olanın olmayana üstünlük kurmaya çalıştığı bir döneme şahit olduğumuzu ifade eden Genel Başkanımız, “Bugün görüyoruz ki, ülkelerin gücü bilimden, üretimden geçiyor. Bilime ağırlık vermeyen, üretime yüklenmeyen ülkeler isterse dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip olsun bir gün gelip biri bunlara çöküyor. Burada önemli olan Atatürk’ün de dediği gibi bağımsızlık ve özgürlüğünü koruyabilmek. Bağımsızlık ve özgürlüğünü koruyabilmek ancak bilimle teknolojiyle mümkün olur. Maalesef ülke olarak biz bunun çok uzağındayız” dedi.
Sendikamızın gündeminde her zaman en önemli konuların başında örgütlenmenin geldiğini, örgütlenme çalışmalarında mücadelenin artarak süreceğini belirten Genel Başkanımız, Genel Merkez olarak şubelere bu konuda her türlü desteği vermeye devam edeceklerini söyledi.
Sendikamızın toplu sözleşme konusunda en bilinçli, dersine en çok çalışan sendika olduğunu ifade eden Genel Başkanımız, “Diğerleri bizim toplu sözleşmelerimizden örnek alarak ilerliyor” diye konuştu.
“Türk-İş’in yüzü işçi sınıfına dönük olmalı”
Genel Başkanımız, siyasetçilerin işçi sınıfının oylarını alıp taleplerini dikkate almadığını belirterek, şunları söyledi:
“Maalesef parlamento hiçbir zaman emekçinin, halkın parlamentosu olmuyor. Ülkemiz demokratik bir ülke olacaksa, adalet tesis edilecekse, yaşanabilir bir ülke haline geleceksek bunun temel dayanağı işçi sınıfı olacaktır. Bu ülkeyi içinde bulunduğu karanlıktan ancak işçi sınıfı ve üniversiteler çıkarabilir.
Siyasi partiler hükümet olabilir ama iktidar olamaz. İktidar olabilmesi için emekçi halkın, işçi sınıfının desteğini alması lazım. İşçi sınıfı iyi yapanı desteklemeli, kötü yapanı da demokratik kurallarla değiştirmeli.
Türkiye’de işçi sınıfını temsil edecek tek bir kurum var, o da Türk-İş. Tabanda sorun yok ama Türk-İş şu anda iyi yönetilmiyor. Türkiye’de çok vahim gelişmeler oluyor, Türk-iş yönetimi sesini çıkarmıyor. Türk-İş’in yüzü işçi sınıfına dönük olmalı, kim haksızlığa uğruyorsa onun yanında, haksızlık yapanın karşısında olmalı. İşçi sınıfı Türk-İş çatısı altında birleşmeli ve birlikte hareket etmelidir. Biz birlikte hareket etmedikçe, bizi bölüp parçalamalarına izin verdikçe elimizdeki büyük gücü kullanamıyoruz. “
“Partimiz laik Türkiye Cumhuriyet, Liderimiz Mustafa Kemal Atatürk”
Genel Başkanımız, “Bu ülkeyi seviyorsanız Belediye-İş Sendikası’nın tarif ettiği partiye gelin. Bu partinin adı laik Türkiye Cumhuriyeti. Lideri de Mustafa Kemal Atatürk. İşte biz buna sahip çıkmış olsaydık Almanya bizi gerçekten kıskanacaktı o zaman. Gerçekten çocuklarımıza barış içinde kol kola girip hep birlikte özgürlük şarkılarıyla, türkülerle halay çektikleri bir ülke bırakmak istiyorsak işte burada birleşmemiz lazım.”
Sendikamız Başkanlar Kurulu, Sonuç Bildirgesi’nin okunması, oylanması ve kabul edilmesiyle sona erdi.



















