BELEDİYE-İŞ SENDİKASI
13. OLAĞAN GENEL KURULU GENEL KURUL KARARLARI
I. DEMOKRASİ, HUKUK DEVLETİ VE TEMEL HAK GÜVENCELERİ
KARAR 1: Laik, Demokratik ve Sosyal Hukuk Devleti, Yargı Bağımsızlığı ve Demokratik Hak Güvencesi
Belediye-İş; hukuk, adalet ve demokrasi mücadelesini emekçinin onurlu yaşamının temel güvencesi sayar; laik, demokratik ve sosyal hukuk devletinin savunucusudur. Sendikamız; yasama, yürütme ve yargının açıkça ayrıldığı güçlendirilmiş parlamenter sistemin hayata geçirilmesini, yargının siyasal etkiden arındırılarak bağımsız ve tarafsız kılınmasını, hâkimlik teminatı ile adil yargılanma hakkının eksiksiz uygulanmasını, kayyum düzenlemelerinin kaldırılmasını, Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarının bağlayıcılığına uyulmasını;, emeğin özgürleşmesinin ve demokratik cumhuriyetin vazgeçilmez ön koşulu olarak kabul eder ve bu doğrultuda tüm demokratik ve meşru zeminlerde mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğini ilan eder.
KARAR 2: Siyasi Partiler ve Seçim Kanunu’nun Demokratikleştirilmesi
Belediye-İş; demokratik siyasetin önündeki engellerin kaldırılması ve halk iradesinin yönetime eksiksiz yansıması için seçim barajlarının kaldırılmasını ya da sembolik bir düzeye indirilmesini, Siyasi Partiler Kanunu’nun ön seçim sistemini zorunlu kılacak biçimde yeniden düzenlenmesini, milletvekili dokunulmazlığının yalnızca kürsü özgürlüğüyle sınırlandırılmasını, kayırmacılığı ve israfı önleyen bir Siyasi Etik Yasası’nın yürürlüğe konulmasını, parti gelir ve harcamalarının tam şeffaflıkla denetlenmesini; kuvvetler ayrılığına dayalı parlamenter sistemin anayasal güvenceye kavuşturulmasını, adil, şeffaf ve halktan yana bir devlet düzeninin vazgeçilmez ön koşulu sayar ve bu amaçla demokratik girişimleri destekler.
KARAR 3: Yerel Yönetimlerde Seçmen İradesinin Korunması
Belediye-İş; yerel demokrasinin ve seçmen iradesinin korunması için belediyelere kayyum atanmasına zemin hazırlayan tüm düzenlemelerin kaldırılmasını, kesinleşmiş yargı kararı bulunmayan hiçbir yöneticinin görevden uzaklaştırılmamasını, başkanlık makamının boşalması durumunda yeni başkanın belediye meclisi tarafından seçilmesini, siyasetin yargı yoluyla şekillendirilmesine son verilmesini, belediyelere yönelik keyfî mali kesinti ve blokelerin kaldırılarak mali özerkliğin güvence altına alınmasını ve karar süreçlerine yurttaş ile sivil toplum katılımının sağlanmasını, emeğin haklarının ancak eksiksiz bir demokraside var olabileceği bilinciyle savunur.
KARAR 4: İş Güvencesi, Sendikal Örgütlenme Özgürlüğü ve Grev Hakkının Güvence Altına Alınması
Belediye-İş; emeğin örgütlü gücünü korumak ve demokratik bir çalışma düzeni kurmak için sendikal tercih nedeniyle uygulanan sürgün, mobbing ve işten çıkarmalara karşı hukuki ve fiilî mücadeleyi sürdürmekte kararlıdır.
Belediye-İş; yetki uyuşmazlıklarında referandum sisteminin yasal güvenceye kavuşturulmasını, grev ertelemelerine son verilmesini, hak grevi, dayanışma grevi ve genel grevin yasal olarak tanınmasını, toplu sözleşme hakkını engelleyen yargı süreçlerine karşı etkin denetim mekanizmaları kurulmasını talep eder.
Belediye-İş; çalışma mevzuatının uluslararası emek standartlarıyla uyumlu hâle getirilerek işten çıkarmalara karşı ILO standartlarını da göz önünde bulunduran; mevcut durumda mahkeme kararı sonrası işe iadeyi işveren inisiyatifine bırakan sistem yerine, tercihi işçinin kendisine bırakan bir iş güvencesi için tüm demokratik ve meşru zeminlerde mücadelesini tavizsiz bir biçimde sürdüreceğini ilan eder.
KARAR 5: İşsizlik Sigortası Fonu’nun İşçi Denetimine Alınması
Belediye-İş; işçilerin ortak birikimi olan İşsizlik Sigortası Fonu’nun amacına uygun ve demokratik biçimde yönetilmesi için fonun yönetim yapısının işçi temsilcilerinin belirleyici olduğu şeffaf bir modelle yeniden düzenlenmesini, kaynakların işveren teşvikleri veya bütçe açığı kapatma amacıyla kullanılmamasını, ödenek koşullarının kolaylaştırılarak miktar ve süresinin insanca yaşanabilir düzeye çıkarılmasını, mevsimlik ve güvencesiz çalışanların önündeki engellerin kaldırılmasını; tüm gelir ve giderlerin bağımsız denetime açılmasını ve fon kaynaklarıyla yürütülen programların ucuz işgücü aracına dönüştürülmemesi için tüm demokratik ve meşru zeminlerde mücadelesini tavizsiz bir biçimde sürdüreceğini ilan eder.
II. ÜCRET, GELİR VE VERGİ ADALETİ
KARAR 6: Hayat Pahalılığına Karşı Ücret Güvencesi ve Asgari Ücret
Belediye-İş; emeğin onurunu ve çalışanların yaşam standartlarını korumak için fiyat artışlarının ücretlere aylık yansıtıldığı eşel-mobil sisteminin uygulanmasını, ekonomik büyümeden emekçilere pay aktaran refah payı uygulamasının hayata geçirilmesini, ücret artışlarının gerçekleşmeyen hedef enflasyona göre saptanmamasını, ücretliler üzerindeki vergi yükünün azaltılarak asgari ücretin tamamen vergiden muaf tutulmasını ve toplu sözleşmelerin gerçek enflasyonu esas alan sosyal ücret yaklaşımıyla düzenlenmesini; gelir adaletsizliğini gidermenin anayasal sosyal devletin ertelenemez bir yükümlülüğü olduğunu vurgular.
KARAR 7: Vergi Adaleti Reformu
Belediye-İş; vergi sisteminin adalet, eşitlik ve ödeme gücü ilkesi doğrultusunda yeniden yapılandırılması için adil bir vergi sisteminin hayata geçirilmesini, gelir vergisi dilimlerinin enflasyona paralel otomatik güncellenmesini, gıda, su, enerji, ulaşım ve iletişimde KDV oranlarının düşürülmesini, kriz dönemlerinde olağanüstü kâr eden banka, holding ve servet gruplarından artan oranlı servet vergisi alınmasını ve sermaye transferleri ile vergi cennetlerine yönelik denetimin güçlendirilmesini; halkı yoksullaştıran politikalara karşı temel bir mücadele hedefi olarak ortaya koyar.
KARAR 8: Kıdem Tazminatının ve Emeklilik Güvencesinin Korunması
Belediye-İş; kıdem tazminatının fona devredilmesi veya geriletilmesine yönelik her türlü düzenlemeyi reddeder; bu girişimleri Türk-İş kararları doğrultusunda genel grev gerekçesi sayar. Belediye-İş; kıdem tazminatındaki üst tavanın kaldırılarak gerçek brüt ücret üzerinden hesaplanmasını, işverenin ödeme güçlüğü hâlinde devlet ve hazine güvencesinin sağlanmasını, Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi gibi piyasa temelli modellere karşı emeklilik sisteminin kamusal ve dayanışmacı niteliğinin korunmasını, kıdem tazminatının mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilerek adil ve erişilebilir biçimde güvenceye alınması için tüm demokratik ve meşru zeminlerde mücadelesini tavizsiz bir biçimde sürdüreceğini ilan eder.
KARAR 9: Emekli Haklarının İyileştirilmesi: İnsanca Yaşam ve Taban Aylık Güvencesi
Belediye-İş; emeklilerin yaşam hakkını ve gelir güvencesini korumak için en düşük emekli aylığının asgari ücretin altında olmamasını ve refah payıyla desteklenmesini, aylık bağlama oranları ile güncelleme katsayılarının emekliler lehine yeniden düzenlenmesini, 1999 ve 2008 düzenlemelerinden kaynaklanan mağduriyetlerin giderilerek adil ve kademeli emeklilik sisteminin kurulmasını, sağlık hizmetlerinde alınan muayene ücreti, katkı payı ve medikal fark ücretlerinin kaldırılmasını, emeklilere yönelik sosyal konut projelerinin yaygınlaştırılmasını ve temel ihtiyaçlarda sosyal tarife uygulanması için; emekliliğin bir lütuf değil, yıllarca bu ülkeye değer katan emekçilere karşı anayasal bir vefa borcu olduğu bilinciyle mücadele eder.
III. İSTİHDAM, ÇALIŞMA KOŞULLARI VE İŞ GÜVENCESİ
KARAR 10: Belediye Şirket İşçilerine Gerçek Kadro Hakkı
Belediye-İş; belediye hizmetlerinin şirket mantığıyla değil kamusal istihdam ilkesiyle yürütülmesi için belediye şirketlerinde çalışan tüm emekçilerin ayrımsız ve koşulsuz biçimde belediyelerin norm kadrolarına geçirilmesi için tüm demokratik ve meşru zeminlerde mücadelesini tavizsiz biçimde sürdüreceğini ilan eder
Belediye-İş; aynı işi yapanlar arasındaki statü ayrımcılığının sona erdirilmesini, 6772 sayılı Kanun kapsamındaki 52 günlük ilave tediye hakkının belediye şirket işçilerine eksiksiz uygulanmasını, kadroya geçişte kıdem, ücret ve toplu sözleşme haklarının korunmasını, geçici ve güvencesiz istihdama son verilmesini ve 696 sayılı KHK’nin yarattığı güvencesizlikleri ortadan kaldıracak yasal düzenlemelerin TBMM’de ivedilikle hayata geçirilmesi için tüm demokratik ve meşru zeminlerde mücadelesini tavizsiz bir biçimde sürdüreceğini ilan eder.
KARAR 11: Alt İşveren (Taşeron) Düzeninde Kalan Sorunların Çözümü
Belediye-İş; taşeron ve alt işveren düzenini işçi sınıfını bölen ve emeği güvencesizleştiren bir sistem olarak görür; taşeron uygulamalarının tamamen kaldırılarak hizmetlerin doğrudan kamu istihdamı yoluyla yürütülmesini, aynı işyerinde farklı statülerden kaynaklanan ücret ve sosyal hak eşitsizliklerine son verilmesini, özel istihdam büroları ve kiralık işçilik uygulamalarının sona erdirilmesini ve belediye mevzuatında taşeronlaşmanın önünü açan düzenlemelerin kaldırılarak asli ve sürekli işlerde alt işveren kullanımının yasaklanması için; güvencesiz çalışma biçimleri çalışma hayatından tamamen silinene dek mücadelesinde kararlıdır.
KARAR 12: Çalışma Sürelerinin Ücret Kaybı Olmaksızın Kısaltılması
Belediye-İş; işçinin zaman üzerindeki egemenliğini güçlendirmek için teknolojik verimlilik artışı dikkate alınarak haftalık çalışma süresinin ücret ve sosyal haklarda kayıp olmaksızın kademeli olarak önce 35, ardından 32 saate düşürülmesini, çalışma süresi azaltılırken gelir düzeyinin korunmasını ve yapay zekâ ile otomasyonun işten çıkarma aracı değil; çalışma sürelerini kısaltan ve iş yükünü dengeleyen bir araç olarak insan denetiminde yönetilmesini; teknolojik ilerlemenin yarattığı zenginliğin işçinin “özgür zamanı” olarak topluma dönmesi için tarihsel bir hak ve temel bir mücadele hedefi olarak ilan eder.
IV. SOSYAL DEVLET, KAMU HİZMETLERİ VE ÖZELLEŞTİRME
KARAR 13: Kamu Hizmetlerinin Ticarileştirilmesine Karşı Mücadele
Belediye-İş; kamu hizmetlerinin piyasa mantığına teslim edilmemesi için eğitim, sağlık, barınma ve ulaşım başta olmak üzere tüm temel hizmetlerin eşit, ücretsiz, nitelikli ve doğrudan devlet eliyle sunulmasını yurttaşlık hukukunun ve adil bir yaşamın devredilemez temeli sayar. Stratejik kamu varlıklarının özelleştirilmesine son verilerek devredilenlerin yeniden kamu mülkiyetine geçirilmesini, hazine garantili Yap-İşlet-Devret projelerinin durdurularak kamu zararı yönünden incelenmesini, Türkiye Varlık Fonu başta olmak üzere kamu varlıklarını yöneten yapıların şeffaf ve etkin kamusal denetime tabi tutulmasını savunur; halkın vergileriyle ve emeğiyle yaratılan tarihsel birikimlerin sermayeye peşkeş çekilmesini ve yoksulluğu yöneten sadaka kültürünü kesin bir dille reddeder.
Sendikamız; yerel yönetimlerdeki tüm hizmetlerin doğrudan kadrolu emekçiler eliyle yürütülmesini ve sosyal yardımların anayasal hak olarak kurumsallaştırılmasını, insan onurunu merkeze alan yeni bir kamusal düzenin vazgeçilmez şartı ve sınıf mücadelesinin temel hedefi olarak ilan eder.
KARAR 14: Belediyelere Yönelik Mali Baskının Sona Erdirilmesi
Belediye-İş; yerel demokrasinin güçlendirilmesi ve belediye emekçilerinin haklarının korunması için yerel yönetimlerin merkezi bütçeden aldığı payların nüfus, hizmet yükü ve afet riski gibi objektif kriterlere göre artırılarak mali özerkliğin anayasal güvenceye alınmasını, SGK ve vergi borçları nedeniyle uygulanan kaynaktan kesinti ve bloke işlemlerinin kaldırılarak borçların öngörülebilir takvimle yapılandırılmasını, belediyelerin elinden alınan işletme hakları ve öz gelir kalemlerinin geri verilmesini, mali baskının toplu sözleşme süreçlerine müdahale aracı olarak kullanılmamasını ve belediye kaynaklarının rant projeleri yerine kamusal hizmetlere yönlendirilerek tüm mali işlemlerin şeffaf yürütülmesini; halkın hizmet hakkının ve işçinin alın terinin merkezi bütçe oyunlarıyla rehin alınmasını kesin bir dille reddeder.
V. EĞİTİM, ÇOCUK EMEĞİ VE SOSYAL DESTEK
KARAR 15: Çocuk Emeği Sömürüsü ve Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM)
Belediye-İş; çocuk emeği sömürüsünün sona erdirilmesi ve eğitim hakkının korunması için çocukları eğitimden koparan mevcut MESEM uygulamalarının köklü biçimde yeniden düzenlenmesini, her ne ad altında olursa olsun çocuk işçiliğinin kesin olarak yasaklanarak çocukların eğitim kurumlarında bulunmasının yasal güvenceye alınmasını, tüm çocuklar için çağdaş, bilimsel, laik ve parasız eğitimin erişilebilir kılınmasını, devletin çocuk işçiliğiyle mücadelede aktif sorumluluk üstlenmesini ve çocuk çalıştıran ile iş sağlığı önlemini almayan işverenlere caydırıcı yaptırımlar uygulanmasını; çocukların yerinin atölyeler değil okullar olduğu gerçeğinden hareketle, insan onurunun ve toplumsal vicdanın müzakere edilemez bir şartı olarak ilan eder.
KARAR 16: Güvenli Okullar, Ücretsiz Öğün ve Temiz İçme Suyu
Belediye-İş; çocukların sağlıklı gelişim hakkını güvence altına almak için dezavantajlı bölgelerden başlayarak tüm devlet okullarında her öğrenciye en az bir ücretsiz, sağlıklı ve dengeli öğün sunulmasını, tüm okullarda ücretsiz ve güvenli içme suyu erişimi için su sebili kurulmasını, okul çağındaki çocuklara süt ve benzeri beslenme desteklerinin yaygınlaştırılarak, okul beslenme ve sağlık hizmetlerinin birinci basamakla entegre edilerek okul sağlığı hemşiresi kadrolarının oluşturulmasını ve çocukların sağlıklı beslenmesinin sosyal yardım değil anayasal hak olarak tanımlanmasını; hiçbir çocuğun yoksulluğa ve açlığa mahkûm edilmeyeceği adil bir düzenin vazgeçilmez ön koşulu sayar.
KARAR 17: Üniversiteler ve İşçi Sınıfının Birlikteliği
Belediye-İş; ülke, emek ve sendikal haklar konusunda üniversiteler ve akademik çevrelerle işbirliği yapar. Belediye-İş; bilimin özgürleşmesi ve emeğin bilimsel temellerle savunulması için üniversitelerin mali, idari ve akademik açıdan özerk bir yapıya kavuşturularak YÖK’ün kaldırılmasını, rektör atamalarının üniversite bileşenlerinin katılımıyla demokratik biçimde yapılmasını demokratikleşmenin zorunlu gereği olarak kabul eder.
Belediye-İş, laik Cumhuriyete, adalete, sosyal hukuk devletine yapılan saldırılara karşı üniversite ve işçi sınıfının birlikte mücadele etmesini sendikalar ve akademik kurumlar arasında işbirliğinin güçlendirilmesi; demokratikleşme sürecinin önemli bir gereği kabul eder.
VI. SOSYAL ADALET VE EŞİTLİK
KARAR 18: Engelli Hakları ve Erişilebilirlik
Belediye-İş; engelli bireylerin eşit yurttaşlar olarak bağımsız ve onurlu yaşam sürdürmesi için engelli yakınlarını sigorta kapsamına alan kapsamlı bir bakım yasası çıkarılmasını ve evde bakım desteklerinin asgari ücret seviyesine yükseltilmesini, kamu ve özel sektördeki engelli istihdam kotalarının etkin uygulanarak liyakat esaslı işe alımın güvenceye kavuşturulmasını, yaş sınırlamasız yaşam boyu eğitim imkânının sağlanarak eğitim kurumlarının fiziksel ve dijital erişilebilirliğinin yeniden düzenlenmesini, yardımcı cihaz, protez ve ortezlerden katkı payı alınmamasını ve kentsel altyapı ile toplu taşımanın evrensel tasarım ilkesiyle yeniden düzenlenmesini; engelli haklarını bir “yardım” konusu olmaktan çıkarıp eşit yurttaşlığın ve insan onurunun tartışılmaz bir gereği olarak ilan eder.
KARAR 19: Kadın İstihdamı ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
Belediye-İş; toplumsal cinsiyet eşitliğini demokrasi ve sosyal adaletin temel unsuru olarak görür; çocuk, yaşlı ve engelli bakım hizmetlerinin kamusal sorumluluk olarak ele alınarak her mahallede erişilebilir kreş ve bakım merkezleri yaygınlaştırılmasını ve işyerlerinde kreş açılmasının yasal zorunluluk hâline getirilmesini, kadın-erkek ücret eşitsizliğine son vermek için “eşit işe eşit ücret” ilkesinin etkin denetimle uygulanmasını ve ücret şeffaflığının sağlanmasını, kadınların geçici ve güvencesiz işlere yönlendirilmesine son verilmesini, çalışma hayatında şiddet ve tacize karşı sıfır tolerans ile hızlı başvuru ve koruma mekanizmaları kurulmasını ve dijitalleşme ile yapay zekâ uygulamalarının kadın istihdamını olumsuz etkilememesi için özel politikalar geliştirilmesini; toplumsal cinsiyet eşitliğinin kâğıt üzerinde kalmadığı, adil ve insana yaraşır bir çalışma düzenini sınıf mücadelesinin ayrılmaz bir parçası sayar.
VII. İŞ SAĞLIĞI, GÜVENLİĞİ VE ÇALIŞMA YAŞAMI KORUMASI
KARAR 20: İş Cinayetleri ve İşçi Sağlığı
Belediye-İş; işçinin yaşam hakkının ekonomik gerekçelere feda edilemeyeceği ilkesinden hareketle iş sağlığı ve güvenliği politikalarının insan yaşamını merkeze alacak biçimde yeniden düzenlenmesini ve “Sıfır İş Cinayeti” hedefinin ulusal düzeyde bağlayıcı strateji hâline getirilmesini, iş cinayetlerine neden olan işveren ve yetkililere ağır cezai yaptırım uygulanarak bağımsız yargılama süreçlerinin işletilmesini, işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanlarının mesleki bağımsızlığının ücretlerinin kamu sistemiyle karşılanması yoluyla güvenceye alınmasını, yüksek riskli sektörlerde taşeron uygulamalarına son verilmesini, iş sağlığı ve güvenliği kurullarında çalışan temsilcilerinin etkin katılımının sağlanmasını ve stres, tükenmişlik ile aşırı iş yükü gibi psikososyal risklerin de iş sağlığı kapsamına alınmasını savunur; insan hayatını basit bir maliyet kalemine indirgeyen piyasacı anlayışı kesin bir dille reddeder.
KARAR 21: Psikolojik Taciz (Mobbing) ve İşyeri Şiddetiyle Mücadele
Belediye-İş; işyerlerinde şiddet ve tacizin tamamen ortadan kaldırılması için uluslararası normların esas alınarak iç hukukun bu standartlarla uyumlu hâle getirilmesini, mobbing ve tacize maruz kalanların başvurabileceği gizlilik ilkesine dayalı hızlı ve etkili şikâyet mekanizmalarının kurulmasını, çalışma süresinden sayılan düzenli farkındalık eğitimlerinin hayata geçirilmesini, işyerinde şiddet ve tacize karşı sıfır tolerans politikasının benimsenerek caydırıcı yaptırım uygulanmasını ve başta kadın çalışanlar olmak üzere kırılgan grupları koruyacak özel önlemlerin alınmasını; çalışma yaşamında şiddet ve tacizden arındırılmış bir düzeni, insan onurunun ve evrensel emek haklarının müzakere edilemez bir ön koşulu olarak ilan eder.
KARAR 22: Meslek Hastalıkları, Rehabilitasyon ve Mesleki Yeniden Uyum Belediye-İş; işçinin bedensel ve ruhsal bütünlüğünü korumak için meslek hastalıklarında tanı ve bildirim süreçlerinin kolaylaştırılarak erken teşhis ve kayıt sisteminin güçlendirilmesini, rehabilitasyon hizmetlerinin nitelikli, ücretsiz ve kamusal bir hizmet olarak yaygınlaştırılmasını, iş kazası ve meslek hastalığına yol açan ihlallere karşı caydırıcı yaptırım uygulanarak hesap verebilirliğin sağlanmasını ve çalışma gücünü kaybeden işçiler için rehabilitasyon, eğitim ve yeniden istihdamı kapsayan bütünleşik destek programlarının hayata geçirilmesi için mücadele ederken; işçiyi üretim sürecinin “harcanabilir bir parçası” olarak gören insanlık dışı sistemi kesin bir dille reddeder.
VIII. TEKNOLOJİ, DİJİTAL DÖNÜŞÜM VE YENİ ÇALIŞMA HAKLARI
KARAR 23: Yapay Zekâ, Dijital Haklar ve Uzaktan Çalışma
Belediye-İş; işçinin yaşamını etkileyen tüm algoritmaların şeffaf ve denetlenebilir olmasını ve sendikaların bu süreçlerde yer almasını, işe alım, performans değerlendirme ve işten çıkarma gibi kritik kararların yalnızca algoritmalara bırakılmayarak nihai kararın insan tarafından verilmesini, işçilerin ürettiği veriler üzerindeki haklarının tanınarak kişisel verilerin korunmasını ve dijital gözetimin sınırlandırılmasını, yapay zekâdan kaynaklanan verimlilik artışının daha kısa çalışma süresi olarak emekçiye yansıtılmasını, otomasyon nedeniyle risk altındaki işçilere çalışma saatleri içinde ücretsiz mesleki eğitim sağlanmasını ve yapay zekânın çalışma hayatına etkisini izleyen bağımsız bir kurumsal yapı oluşturulmasını savunur; emeği algoritmaların insafına terk eden ve insanı makineye kul eden dijital sömürü düzenini kesin bir dille reddeder.
IX. ÇEVRE VE İKLİM POLİTİKALARI
KARAR 24: İklim Krizi ve Çevre Hakkı
Belediye-İş; sağlıklı, dengeli ve yaşanabilir bir çevrede yaşama hakkını temel insan hakkı olarak kabul eder; iklim krizinin işçi sınıfı üzerindeki etkilerine karşı sendikal mücadelenin güçlendirilmesini, ölçüsüz sınırsız maden ruhsatları ve HES projeleriyle doğanın tahrip edilmesine son verilerek yaşam alanları ve kamusal varlıkların korunmasını, çevre ve iklim politikalarının belirlenmesinde emekçilerin ve sendikaların görüşünün alınarak karar süreçlerine aktif katılımının sağlanmasını ve sürdürülebilir, ekolojik ve adil bir çevre politikasının bilimsel verilere ve kamusal yarara dayalı biçimde oluşturulması için; sermayenin rant uğruna yaşam alanlarımızı yok etmesine karşı emekten ve doğadan yana topyekûn bir yaşam mücadelesi vermeyi gelecek kuşaklara karşı tarihsel bir sorumluluk ve temel bir mücadele hedefi olarak ortaya koyar.
X. İSTİHDAM VE TOPLUMSAL ETKİLER
KARAR 25: Kayıt Dışı İstihdamla Mücadele ve Sosyal Güvence
Belediye-İş; kayıt dışı istihdamı emeğin güvencesizleştirilmesinin en açık biçimi sayar; en çok kadınları, gençleri ve mevsimlik işçileri etkileyen, sosyal güvenlik sistemini zayıflatan ve sendikal örgütlenmenin önünde engel oluşturan bu düzenin emeği ucuzlatmaya dayalı bilinçli bir tercih olduğunu vurgular. Sendikamız; denetim mekanizmalarının güçlendirilmesini, caydırıcı yaptırımların uygulanmasını, kayıt dışı çalışanların emeklilik, iş kazası ve işsizlik sigortası gibi haklara eksiksiz kavuşturulmasını ve bu sistemi sürdürülebilir kılan tüm yapıların ortadan kaldırılmasını; emeği kimliksiz ve güvencesiz bırakan bu kölelik düzenine karşı mücadelede kararlıdır.
XI. DIŞ POLİTİKA VE BARIŞ
KARAR 26: Kapitalizm ve Emperyalizme Karşı Mücadele
Belediye-İş; eşitsiz ve adaletsiz bir dünya düzeni yaratan kapitalizme, açlık, ırkçılık, savaş, işgal ve yıkım getiren emperyalizme karşı işçi sınıfının tarihsel eşitlik ve özgürlük mücadelesini kararlılıkla sürdürerek dünya barışını savunur.
Belediye-İş; ABD emperyalizmi ve İsrail’in gerçekleştirdiği katliamların bölge halklarını ağır bir yıkıma sürüklediğinin bilincindedir. Savaşın bedelini her zaman emekçilerin, çocukların ve sivillerin ödediğinden hareketle, dış politikada vatan savunması dışında “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesinin hâkim kılınması gerektiğine inanır. Bu doğrultuda mücadele yürüten tüm toplumsal ve siyasal güçlerle dayanışma içinde olmayı temel bir ilke olarak benimser.
XII. İŞKOLU TESPİTLERİ VE İŞÇİ SINIFININ BÜTÜNLÜĞÜ
KARAR 27: İşkolu Tespitleri ve “Genel İşler” Bütünlüğünün Korunması
Belediye şirketlerince yürütülen tüm faaliyetlerin “Genel İşler” işkolu kapsamında değerlendirilmesi hukuki bir zorunlulukken; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hayata geçirilen hukuk dışı yönetmelik değişiklikleri, hukuku ve yerleşik Yargıtay içtihatlarını etkisizleştirmeyi amaçlamaktadır. İşkolu bütünlüğünü parçalayan, yılların örgütlenme emeğini yok sayan ve işçileri sendikasızlığa veya yandaş yapılara mahkûm eden bu düzenlemeler, açık bir “yandaşlaştırma operasyonu” niteliğindedir.
Belediye hizmetlerinin bölünmez bir bütün olduğunu savunan Sendikamız; “Genel İşler” işkolunun tarihsel kazanımlarını yok etmeyi hedefleyen, çalışma hayatında kaos ve güvensizlik yaratan bu parçalama politikalarına karşı; emeğin örgütlü gücünü ve toplu pazarlık hakkını korumak için hukuki, demokratik ve meşru tüm zeminlerde mücadelesini tavizsiz bir biçimde sürdüreceğini, bu dayatmalara karşı sonuna kadar direneceğini kararlılıkla ilan eder.
KARAR 28: Yandaş Sendikalar
Varlığını siyasi odakların kararlarına ve uygulamalarına bağlayan hiçbir sendikal hareket, emekçiler için gerçek bir gelecek vaat edemez.
Belediye-İş; siyasal odakların güdümünde bağımlı ve yandaş sendikal yapılar oluşturma girişimlerini kesinlikle reddeder. Emek örgütlerini her ne şekilde olursa olsun siyasi denetim altına almaya yönelik baskı, tehdit ve saldırılara karşı; eğilmeden, bükülmeden, gerektiğinde bedel ödemeyi göze alarak mücadele etmeyi ve dayanışmayı esas alır.
KARAR 29: İşkolunda Tek Sendika, Ülkede Tek Konfederasyon Hedefi
Belediye-İş; Türkiye emek hareketinin mevcut parçalı yapısının işçi sınıfının gücünü zayıflattığı tespitiyle, “bölünmüş emek yenilmiş emektir” anlayışını temel ilke kabul eder. Farklı konfederasyonlara bağlı sendikalar arasındaki yapay bölünmelerin aşılmasını ve tüm emekçilerin sınıfsal çıkarlar temelinde tek bir çatı altında birleşmesini zorunlu gören Sendikamız; işkolunda tek sendika ve ülkede tek konfederasyon idealini stratejik bir amaç olarak benimser. Belediye-İş; sınıfın gücünü ortak bir merkezde toplamayı ve emeğin birleşik gücünü sermaye karşısında sarsılmaz bir kale haline getirmeyi, tarihin omuzlarımıza yüklediği bir sorumluluk ve mücadele hedefi olarak ilan eder.











