İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) bağlı birimler ile bazı ilçe belediyelerinde çalışan Belediye-İş Sendikasına üye işçiler, grev kararını İBB'nin Saraçhane'deki hizmet binasına astı.
2010-2012 dönemi toplu iş sözleşmeleri kapsamında işveren ile 5 aydır devam eden görüşmelerde anlaşmaya varılamaması üzerine, Belediye-İş'e üye çok sayıda işçi, 'grev kararı ilanını' asmak amacıyla Edirnekapı'dan, İBB'nin Saraçhane'deki hizmet binasına, ellerindeki sarı kartlarla sloganlar atarak ve 'vuvuzela' çalarak yürüdü.
7000 kadar Belediye-İş üyesi ve onları destekleyen emekçiler, İstanbul Edirnekapı'da Suriçi'nde sabahın erken saatlerinde toplandı. Saat 11:00'da Edirnekapı'dan yürüyüşe geçen eylemciler; davullarla, zurnalarla, hatta vuvuzelarla Fatih caddelerini inletti. "İş, Ekmek yoksa Barış da Yok" “Direne Direne Kazanacağız", “Susma Sustukça Sıra Sana Gelecek" "Topbaş Şaşırma Sabrımızı Taşırma" sloganları ile Saraçhane'ye ilerledi.
Büyük bir olgunluk ve disiplin içinde yerlerini alan eylemcilere, Belediye-İş Sendikası Genel Başkanı Nihat Yurdakul ve genel merkez yöneticileri, Belediye-İş Sendikası İstanbul şubeleri, Türk-İş İstanbul 1. Bölge Temsilcisi Fauk Büyükkucak, Türk-İş Genel Örgütlenme Sekreteri ve Toleyis Genel Başkanı Cemail Bakındı, Hava-İş Genel Başkanı Atilla Ayçin, Deri-İş Genel Başkanı Musa Servi, Tes-İş, Tümtis, Deri-İş üyesi işçiler ile siyasi parti ve sivil toplum örgütleri destek verdi.

Saraçhane'deki basın açıklamasında bir konuşma yapan Belediye-İş Genel Başkanı Nihat Yurdakul, grev kararı ilanının yasal bir gereklilikten kaynaklandığını belirtti.
Grev kararı ilanına mecbur bırakıldıklarını dile getiren Yurdakul, işçilerin alın terlerinin karşılığını istediklerini ifade etti.
İşçiler ne istiyor?
Bugün grev kararını Saraçhane'deki binasına asan Belediye-İş Sendikası Başkanı Nihat Yurdakul işçilerin ne istediklerini anlattı.
Ücret konusunda bir sorun olmadığını ve olmayacağını ifade eden Yurdakul, "Bizim tek derdimiz yoksulluk. 2 bin 172 liralık yoksulluk sınırına ne kadar yaklaşabilirsek bizim için o kadar iyi. Bugün İstanbul'da 8 belediye toplu iş sözleşmesini imzalamış. Büyükşehir Belediyesi bu anlaşan belediyelerin sözleşmelerinden hangisini istiyorsa alsın uygulasın. Biz oranlar konusunda bir şekilde anlaşırız" dedi.
Nihat Yurdakul, İstanbul'da toplu iş sözleşmelerini tamamlayan belediyelerin bulunduğunu kaydederek, bazı kesimlerin bu durumu popülizm olarak değerlendirdiğini, ancak işçiye hakkını vermenin popülizm olmadığını söyledi.

İnsanların köle gibi çalıştırılmaması gerektiğini dile getiren Yurdakul, 'Ülke barışını tesis etmek, demokrasiyi ve özgürlükleri arttırmak istiyorsak, sendikalaşmanın önündeki engelleri kaldırmak gerek' diye konuştu.
Görüşmelerde üzerinde durdukları iki konu olduğunu açıklayan Yurdakul, "Taşeronlaştırma ve Kapsam dışı maddeleri bizim için önemli. Yani belediyeler ya taşeron işçi çalıştırmasın, çalıştırıyorsa da o taşeron işçileri de sendika üyesi olmasının yolunu açsın. Taşeron işler bir kesimin şirketlerine veriliyor ve işçiler çalıştırılıyor. Bu işçilerden de belediyeler sorumlu oluyor ama işçiler hiç bir sendikal haklardan faydalanamıyor" dedi.
Toplu görüşmelerde bir diğer taleplerinin de kapsam dışılık maddesi olduğunu ifade den Yurdakul sözlerine şöyle devam etti; "Biz sendikaya herkes özgür iradesiyle üye olabilsin istiyoruz. Ama Büyükşehir Belediyesi sendikaya üyelik konusunda bizim önümüze bir takım demokratik olmayan kısıtlamalar getirmek istiyor. Üniversite mezunları, lise mezunları, amirler, müdürler sendikaya üye olmasın şeklinde madde konulmaya çalışılıyor. Biz bu kısıtlamalar kaldırılsın istiyoruz. Üye olmak isteyen herkes üye olabilsin."
Grev kararı ilanına mecbur bırakıldıklarını dile getiren Yurdakul, işçilerin alın terlerinin karşılığını istediklerini ifade etti.
Konuşmanın ardından Yurdakul ile beraberindekiler İBB'nin hizmet kapısına 'grev kararı ilanını' astı.
Geniş güvenlik önlemleri altında açıklamalarını tamamlayan işçiler, İBB'nin karşısındaki parkta yarına kadar kalacak olan 'grev uyarı çadırını' kurdu.

Grev kararı ilanının asılmasından sonraki 60 gün içerisinde, işveren ile işçiler arasında anlaşmaya varılmaması durumunda işçiler greve gidebilecek.